TÜM EN İYİ YERLİ YABANCI MÜZİK VE VİDEO


….   YERLİ MÜZİK               YABANCI MÜZİK             KOMEDİ / EĞLENCE           BELGESEL

 

Reklamlar

Sahibisinden Satlık veya Kiralık Dul Adam

musti geyikleri

Sahibisinden Satlık veya Kiralık Dul Adam.

6 aylık,1 yıllık nikah yapılır,1 aylık peşin 1 aylık dipizot alınır.

Kanalizasyon işleriyle uğraşan insanlar yedikçe geliri yükselen ikinci el bir erkektir,Ürün üstte fotoda gördüğünüz gibi az kullanılmış olup kelipirdir.

Homorid ameliyatı yeni olmuştur motor sıfır kaporta temizdir.Müracatlar çok gizli tutulup sadece feyste paylaşılacaktır.
Geyik Musti

UYARI : Burada Yazılanların Bir Çoğu Hayal Ürünü Veya Yaşam Tecrübelerimden Esprili Alıntılardır,Yazılanları Uygulamayınız Uygulatmayınız.
– See more at: http://www.tr-keyifsepeti.com/sahibisinden-satlik-veya-kiralik-dul-adam/#sthash.ISj1Coj8.dpuf

ELEKTRONİK MÜZİĞİN DÜNYA MÜZİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

S. Hakan ÖZTÜRK

imagesElektronik müziğe şöyle bir göz atarsak çokta uzun bir geçmişi olmadığını görürüz. Zira elektronik müziğin başlangıç tarihi olarak 1897, yahut 19.yy sonları 20.yy başları gibi ele alabiliriz.Thaddeus Cahill tarafından icat edilen  “Telharmonium” elektronik müziğin ilk enstrümanı sayılabilir. Genellikle elektronik müziğin ilk enstrümanı “Theremin” olarak bilinir lakin şöyle bir bilinmeyen vardır ki; Telharmonium çok ağırdır ve taşınabilir olmamasından dolayı geri planda kalmıştır. “Ne kadar büyük olabilir ki?” sorularına bir yük vagonu yahut yedi ton ağırlığında dersek inanılmazlığın derecesini zorlamış olabiliriz.

Gelelim “Yahu bu Theremin nedir?” sorularının yanıtlarına. Theremin, adıyla müsemma “ Profesör Leon Theremin” tarafından icat edilmiştir. Thereminin de çok büyük bir geçmişi yoktur zira icat edilme tarihi 1919-1920 olarak bilinir.

Her müziğin bir bestekarı olduğu üzere bu tarz müziğin de önde gelen bestecileri vardır. Bunlardan benim önemli olarak gördüğüm Alman besteci  Karlheinz Stockhausen’dır. Bu besteci birçok önemli elektonik müzik bestesine imza atmıştır. Tabi unutmayacağım iki isim daha var…

View original post 157 kelime daha

RAP

201111604007a

Rap, Hip hop alt kültürünün bir koludur. Kökeni 1970’lerde özellikle siyahi insanların yaşadığı Amerika’nın kenar mahallelerine, bir diğer deyişle “getto”lara dayanmaktadır.
RAP’in “Rhytm And Poem” (‘Ritim ve Şiir’ ya da ‘Ritmik Şiir’) veya “Rhytmic African Poetry” (Ritmik Afrika Şiiri)[kaynak belirtilmeli] sözcüklerinin kısaltması olduğu görüşü yaygın olsa da aslında rap kelimesi, İngilizce sözlük anlamı olarak “ağır eleştiri” anlamına gelmektedir.
Rap, sözlerin müziğin tempo ve ritmine uyarlanarak söylendiği bir yapıdadır. Hiphop kültürünün içindeki başlıca dört elementten biridir. (Rap, DJ’lik, breakdance ve graffiti…) Rap yıllar boyunca değişim geçirmiştir ve rap içinde çeşitli alt türler oluşmuştur. (Gangsta, g-funk vb…)
Rap çoğunlukla hızlı ritimle söylenen sözlerdir. Bu şekilde müziğin temposuna uygun olarak kâfiyeli kelimelerden oluşan sözler söylemek de MC’lik olarak adlandırılmaktadır. MC’nin açılımı olarak Master of Ceremonies (Seremoni Ustası), Microphone Control ya da Mic Check (Mikrofon Kontrol) gibi terimler söylenebilir. Rap terimi 1979 yılında keşfedilen iki kayıt sâyesinde hiphop’la özdeşleşmiştir. Bunlardan ilki King Tim III’nin…

View original post 13 kelime daha

Hançerin Sapı – Metin Altıok

gelin canlar

METİN ALTIOK HANÇERİN SAPI

…. Ben bu dünyada bir pıtrağım…

Haksızlık etme
Diyorum kendime;
Onurlandırıldın da,
Kınandın da sen.
Kendini kül dolu
Bir küpe gömdün.
Tersyüz ettin
Sevgini eskidikçe.

Güzel günler yaşadın.
Çiçeklerin oldu,
Bir evin örneğin;
Güneş gören,
Dağlara dönük balkonu.
İşte bu yüzden
Ağlarım ben
Kestaneler çatlarken.

Sabahın buğusu
Gözlerimi yaşartıyor,
Boynuma dolanıyor
Akşam zinciri.
Dağlardır beni avutan.
Söyleyin bana
Gözünüzü kırpmadan;
Sizce dönek midir zaman?

Eşkıyalar dağları
Anlayamazlar.
Çünkü suçtur onları
Dağlara çıkartan.
Darasıdır suç oysa
Yaşadığımız dünyanın.
Dağlar sizi
Pekmez ile kararım.

“Öyle yaralıyım ki;
Ölmem ben artık.”
Ölmem ya kanarım,
Kanarım seve seve.
Haksızlık etmem
Suya ekmeğe
Hiç bir anahtar
Dönmese de kilidimde.

Bekliyorum kaç zamandır;
Uykusuzum,sabırsızım.
Başımı acıtıyor
Geceleri yastığım.
Dilim kurumuş
Bir su yatağı,
Katı sözcüklerle
Dolu tozlu ağzım.

Bakıyorum eski
Fotoğraflara.
Hafız Burhan dinliyorum
Taş plaklardan.
Bir pencere çarpıyor
Viran yüreğimde,
Sıvalar dökülüyor
Pervazından.

Dörtnal giden
Ürkek bir attan
Düşüyorum de sanki,
Takılı kalıyor
Ayağım üzengiye.

View original post 254 kelime daha